Ben Leyla; Altındağ'da hava kararmadan önce yürüyüşe çıktım. Altındağ'da otobüs durağının yanında durduğumda fırından yayılan koku dikkatimi çekti. Altındağ'da limonlu su molası verdim; telefonumu çantama geri koydum.
Altındağ'da limonlu su içerken “Merhaba Leyla” mesajını okudum. Güneş bulutların arasından çıkınca kitapçının önünde buluşmayı önerdim. Altındağ'da uzaktaki kuş sesleri sohbetimize konu oldu; günün telaşını geride bıraktım.
Altındağ'da sahafın önünde arkadaşımı bekliyordum; tezgâhtaki meyveler dikkatimi çekti. Altındağ'da “Ben Leyla” diyerek selam verdim. Altındağ'da sade soda eşliğinde konuştuk; pencereden dışarı bakıp dinlendim.
Altındağ'da limonlu su molasının ardından parkın kenarında vedalaştık. Arkadaşım “Görüşürüz Leyla” dedi; penceredeki çiçekler aklımda kaldı. Altındağ'da hafta sonu sabahında dönüş yoluna koyuldum; pencereden dışarı bakıp dinlendim.
Altındağ ilanını okuBattalgazi
Adım Leyla; Battalgazi'de yağmurdan sonra kendime zaman ayırdım. Battalgazi'de bir dostun gülümsemesi aklımda kaldı. Battalgazi'de sahafın önünde yürüyüşü bitirip çay içtim; sohbetimizi gülümseyerek hatırladım.
Aydınlıkevler
“Nasılsın Leyla” mesajı Aydınlıkevler'de sade soda molama denk geldi. Aydınlıkevler'de sakin bir sokakta hafta sonu sabahında görüşmeye karar verdik. Aydınlıkevler'de radyoda çalan şarkı hakkında yazıştık; kendimi daha dinlenmiş hissettim.
Baraj
Baraj'da beklerken defterimdeki küçük çizim dikkatimi çekmişti. Baraj'da yanımdaki kişi adımı sordu; “Leyla” diyerek gülümsedim. Baraj'da kitapçının önünde limonlu su molasından söz ettik; yola çıkmak iyi gelmişti.